Çalışma veya Oturma İzni Alarak Yurtdışında Yaşayan Türk Vatandaşlarının Vergilendirilmesi

Ülkemizden, özellikle 1960 yıllardan itibaren Avrupa’nın çeşitli ülkelerine çalışmak amacıyla giden yurttaşların büyük çoğunluğu ailelerini de yanlarına alarak, uzun bir süreden beri bulundukları yabancı ülkelerde yaşamaktadırlar. Bu kişilerin bulundukları ülkeden elde ettikleri gelirlerin yanı sıra Türkiye’de de gelir elde ettikleri durumda vergilendirmenin hangi mükellefiyet esasına göre yapılacağı önem kazanmaktadır. Bu konunun açıklığa kavuşturulması amacıyla yayımlanan 210 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliği’nde yapılan açıklamalara
göre; kamu kurumlarına veya merkezi Türkiye’ de bulunan özel teşebbüslere bağlı olarak işleri sebebiyle yabancı memleketlerde oturan Türk vatandaşları hariç olmak üzere, çalışma
veya oturma izni alarak altı aydan daha fazla bir süredir yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratları bakımından dar mükellefiyet esasında
vergilendirilmektedir.
Bu vatandaşlardan kesin dönüş yaparak Türkiye’ye yerleşenler ile bir takvim yılı içinde altı aydan daha fazla süreyle Türkiye’de oturanlar ise tam mükellefiyet esasında vergilendirilmektedir.

Yurtdışında Yaşayan Kişinin Türkiye’ye Gelişi
“…dosyanın incelenmesinden davacının Gelir Vergisi Kanununun yukarıda sözü edilen 5/1. maddesine göre belli ve geçici bir iş için uzman olarak Türkiye’de bulunduğunun anlaşıldığı, bu durumda davacı Türkiye’de yerleşmiş sayılamayacağından, Almanya’daki işverenden aldığı ücretten dolayı Türkiye’de vergiye tabi tutulamayacağı, bunun dışında
davacının Türkiye’de vergiye tabi ücret veya başka bir gelir elde ettiği yolunda yapılmış herhangi bir tespitin bulunmadığı, bu bakımdan, yabancı firmaya bağlı olarak teknik danışman ve mühendis olarak Türkiye’de geçici olarak çalışan ve ancak emekli tarihine kadar Alman firmasından ücret alan davacının Türkiye’de ücret karşılığı gelir sağladığı ve emekli
olduktan sonra da ücret elde ettiği yolunda yapılmış bir tespit bulunmadığından yapılan cezalı tarhiyat ile uygulanan ihtiyati haciz işleminde yasaya uygunluk görülmediği gerekçesiyle kabul ederek cezalı tarhiyatı kaldıran ve ihtiyati haciz işlemini iptal eden …. Vergi Mahkemesinin …. Kararının; vergi inceleme raporundaki tespitlere dayanılarak yapılan
cezalı tarhiyat ile ihtiyati haciz işleminde yasaya aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istemi” uygun görülmemiştir.

DANIŞTAY 3. DAİRE E. 1997/3424, K. 1999/136

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir